Bir Cuma namazını kılıp çıkmıştım
camiden. Baktım, kapıda bir dilenci dikilmiş, camiden çıkanlardan sadaka
istiyordu. Onu böyle görünce; "Niçin çalışmıyor da herkese avuç açıp
dileniyor" diye geçirdim kalbimden.
Sonra eve geldim. O gece bir rüya
gördüm.
Şöyle ki, biri önüme bir tabak koyup; - Haydi, bundan ye!
dedi.
Baktım, ölü eti var tabağın içinde. Hayret içerisinde, - Bu,
bir ölü eti, nasıl yenir? dedim.
- Dün bu etten yemiştin, şimdi niçin
yemek istemiyorsun? dedi. O anda uyandım.
Dünkü hadiseyi düşününce
anladım hatâmı. Zira o dilenen kimse hakkında su-i zanda bulunmuştum. "Keşke
öyle düşünmeseydim" dedim kendi kendime. Özür dilemem lazımdı ondan.
O
fakiri bulmak için acele çıktım evden. Baktım, Dicle'nin kenarında oturmuş,
yerlerden topladığı tereleri yiyordu.
Beni görünce; - Şimdi tövbe
ettin mi? Kalbini o fikirden temizleyebildin mi? dedi. - Evet, dedim. Hakkını
helâl eyle.
» Son üyemiz : selo » Bugün : 1 » Dün : 0 » Kayıtlı üye : 240 » Online Üye : 0 » Online Misafir : 3 » Online Toplam : 3 » Rekor : 87 kişi 11.01.2023 11:34:09 » Bugün Giren Üye : 1 » Bugün Giren Misafir : 4 » Bugün Toplam Giren : 5 » Dün Giren Üye : 0 » Dün Giren Misafir : 7 » Dün Toplam Giren : 7