-
Bugün : 30 Haziran 2026       


Anasayfa

Haberler

Dosyalar

Yazilar

Ziyaretci Defteri

Resimler

Videolar

Forum

Menü
D.Y.T
İSLAM GERÇEĞİ
  Yazılar || Dini
   İSLAM GERÇEĞİ

Her din bir hayat şekli ve her hayat şekli bir dindir. Allah’ın razı olacağı hak din ise İslam olup, bazılarının anlattığı gibi sadece uhrevi bir din değildir. İslam gerçeği, insanları zulümden uzaklaştırmayı, adaletin güzelliğine kavuşturmayı amaçlayan bir hayat şekli, bir yaşam tarzı, bir nizamdır.
Kendi başına ve kendi özgünlüğü ile başlıbaşına bir nizam olan İslam, sadece kendisine yönelmeyi zorunlu kıldığı gibi diğer batıl dinleri reddetmeyi de zorunlu kılmaktadır.
“Bir koltukta iki karpuz taşınmaz” derler.
Bilmiyorum!
Belki bir koltukta iki veya üç karpuza yer olabilir. Fakat bir koltukta iki karpuza yer olsa dahi, bir kalpte İslam’la birlikte ikinci bir dine kesinlikle yer yoktur.
İslam dini, zamanımızda bazılarının yaptığı gibi batıl dinlere, batıl ideolojilere, batıl izmlere hoş görünerek veya onların pisliklerini hoş görerek, onların şemsiyesi altında gelişebilecek bir din değil; bizzat onların ve onların tüm pisliklerini inkar ederek, kendisini onlardan beri tutarak berraklığını ve yücelik vasfını koruyan bir dindir.
Resulullah (s.a.v.)’in bütün pratiğinde, tavizden uzak bu gerçekleri görmemiz mümkündür. Nitekim Efendimiz (s.a.v.) Mekke insanlarına İslam’ı tavizsiz bir uslüpla ve İlahi vahiy istikametinde tebliğ ederken, bu tebliği reddeden insanların çok açık tavırlarıyla, çok açık tepkileriyle karşılaşıyordu. Fakat ne gariptir ki aynı tebliği, aynı istikamette yapmaya çalışan günümüz Müslümanları ise böylesi açık tavırlarla, böylesi açık tepkilerle karşılaşmamaktadırlar.
İslam’ı temelde reddetmelerine veya başka itikadları din edinmelerine rağmen tevhidi dine davet edilen bu insanlar, davet edildikleri bu dinin ismi “İslam” olduğu için, “İslam” kavramına karşı açık bir tavır takınmazlar.
İslam’ın içeriğini, İslam’ın gerçeklerini reddetseler dahi,
“İslam” kelimesini reddetmek istemezler. Çünkü hangi batıl dini yaşıyor olurlarsa olsunlar, yaşadıkları bu batıl dinlere “İslam” ismini vermişlerdir.
Şayet kendilerini bu gerçekleri içermesine rağmen ismi “İslam” olmayan bir dine davet etseydik, bu davete karşı çok açık tavırlar gösterebilirlerdi…
- Siz bizim dinimizi mi değiştirmek istiyorsunuz?
- Siz bize yeni bir din mi getiriyorsunuz?.. gibi ifadelerle, “Biz sizlerin getirdiği bu yeni dini kabul etmiyoruz” diyebilirlerdi!..
Bunu diyememelerinin veya tevhidi davete karşı açık bir tavır gösterememelerinin nedeni; davet edildikleri dinin ismi “İslam” olduğu gibi, kendilerini nisbet ettikleri dine de “İslam” demeleridir.
Netice olarak bu kimselerin içinde bulundukları dine ve din anlayışlarına baktıktan sonra bu kimselere diyoruz ki.,
Siz İslam’ı böyle anlıyor ve bu yaşantınıza İslam diyorsanız, biz sizleri gerçekten yeni bir dine davet ediyoruz.
Evet sizler.,
İslam dinini sadece bazı ferdi ibadetler olarak algılıyorsanız,
Kominizme veya sosyalizme karşı çıkmak adına kapitalizmi desteklemeyi İslami bir vecibe görüyorsanız,
Ağzınızdan “Allah” lafzı çıkan bütün politikacıları, bu politikacıların icraatlarına bakmadan Müslüman kabul ediyorsanız,
Bu politikacıları din kardeşi görüp, bu politikacılara din adına itaat ediyorsanız,
İslam hukukunu geçmişe, beşeri hukukları günümüze nisbet ediyorsanız,
Tağuti sistemlerin çanak yalayıcıları olan ve tağutun maslahatını gözeten resmi din görevlilerini, dininize göre müftü ve imam kabul ediyorsanız,
Dünya emperyalizmine din adına karşı çıkan Müslümanlara, aşırı dinci veya terörist diyorsanız,
Kafire şer, müşriğe ehven-i şer olarak bakıyorsanız,
Evet bütün bu meselelere, böylesi yaklaşımlarda bulunuyorsanız.,
Biz sizleri gerçekten yeni bir dine,
İsmi “İslam” olan, fakat atalarınız tarafından tahrif edilen, değiştirilen, dejenere edilen geleneksel dinle herhangi bir ilgisi olmayan yepyeni bir dine davet ediyoruz.,
İşte bu yeni dinde,
Zulme rıza göstermek yoktur.
İşte bu yeni dinde,
Ahiret için Allah’a, dünya için tağuta kulluk etmek yoktur.
İşte bu yeni dinde,
Göklerin hakimiyetini Yaratıcıya, yerlerin hakimiyetini yaratılmışlara bırakmak yoktur.
İşte bu yeni dinde,
“Ben hem müslümanım, hem kapitalisttim”,
“Ben hem müslümanım, hem faşisttim”,
“Ben hem müslümanım, hem sosyalisttim” demek,
İslam ile birlikte başka bir dini, başka bir ideolojiyi, başka bir izmi de kabul etmek, kesinlikle ve kesinlikle yoktur.
İşte bu yepyeni dinin adı,
Resulullah (s.a.v.)’in tebliğ ettiği İslam’dır.
Davet edilmekten ve davet etmekten onur duyduğumuz
İSLAM gerçeğidir…


 Yazan : tuha | Okunma : 1616 | Yorum (0) | Tarih: 19.10.2008 | Oy:  | Face'de Paylaş |



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 118128             
Güvenlik : 
Hatırla :   Gizli : 

  
İstatistikler
YOZGAT 2007 © Copyright yozgatli.org
YOZGAT © 2007 Aspsitem YOZGATLI
Bu sayfa: 1,22 saniyede yorumlandı.